Berlin Türk Bilim ve Teknoloji Merkezi • Türkisches Wissenschafts- und Technologiezentrum
Deutsch
Alman Yükseköğretim sistemi
Türkce

 

 

Birçok Alman üniversitesinin yüzyıllara ulaşan bir geleneği var. Bugünkü Almanya'nın en eski üniversitesi 1386 yılında Heidelberg'te kurulmuştu. İkinci Dünya Savaşı'na kadar Alman üniversiteleri bütün dünya genelinde gerek doğal bilimler ve gerekse de manevi bilimler alanlarında  önde gelen bir konuma sahipti. Nasyonel Sosyalizm'in hüküm sürdüğü süreçte ise birçok önemli bilim adamı ülkeyi terketmek zorunda kalmıştı. Bu nedenle yüksekokul ve üniversitelerin bilimsel anlamda yeniden dünya seviyesine ulaşması uzunca bir süre aldı. İki Almanya'nın birleşmesi ile de temelden farklı iki ekonomik sistem karşı karşıya kaldı.

 

Alman yükseköğretim sisteminde bir yüzyıldan daha fazla bir süre 1810 yılında kurulan Berlin Üniversitesi'nde Wilhelm Von Humboldt tarafından gerçekleştirilmeye çalışılan ideal belirleyici rol oynadı. Humboldt'un tasarladığı bu üniversite küçük öğrenci sayısı için düşünülmüştü. Bu üniversite herşeyden  birinci derecede  bilimin, serbest araştırmanın ve öğretimin uygulama alanı olacaktı. Bir mesleğe hazırlama veya hazırlanma ise ikinci plandaydı. Ancak bu düşünce zamanla modern endüstri toplumunun ihtiyaçlarının karşılanması gereksinmesinden dolayı yok oldu. Alışılagelen üniversitelerin yanında teknik yüksekokulları, pedagoji yüksekokulları ve meslek yüksekokulları doğdu.

 

Bugünün Almanya'sında 300'ün üzerinde yüksekokul bulunmaktadır. Bunlardan 115'i üniversite, 151'i meslek yüksek okulu ve 51'i ise sanat ve müzik yüksekokullarıdır. 2004 kış sömetresinde 2,1 Milyon öğrencinin kayıtlı bulunduğu yükseköğretimde  yer alan yabancı öğrenci sayısı 243.000 civarındaydı. Bu yükekokullarda klasik  bilim dallarının yanında 'uygulamalı kültür bilimleri' vs. gibi yeni gelişmekte olan bilim dallarındada öğretim yapılmakta ve 400 aşkın bilim dalında öğrenim görülebilmektedir.

Akademik Bağımsızlık (Akademische Freiheit) Alman üniversitelerinin geleneksel idealidir. Bilimsel ve eğitimsel bağımsızlığın demokrasinin prensiplerinden birisi olduğunun algılanmasıyla tüm yüksek öğretim kurumlarına yayılmıştır. Bu kavram, içerisinde hem enstitülerin otonomisini hem de bireylerin (öğretmen veya öğrenci) temel hakları olan akademik bireyselliklerini içerir.  Her üniversite geçerli kanunların çerçevesi içinde kendi yasalarını koyar.

 

Prensip olarak Almanya'da iki değişik tarz ve sistemde  yüksek öğretim kurumu bulunmaktadır. Bunlardan birincileri Fachhochschule'ler (FH), diğerleri de  Universität'ler (U), Technische Hochschule'ler (TH) ve Technische Universität'lerdir (TU). Universiteler (U,TU,TH) bütün bilimsel eğitim ve araştırma alanlarını kapsarken, FH sisteminin akademik alanı ise mühendislik ve işletme sektörlerini içerir ve ağırlıklı olarak pratik üzerine bir eğitim sunarlar. Dolayısıyla   (U,TU,TH) doktora derecesi verme hakkına sadece Universiteler sahiptir.

 

Normal bir Alman Yüksek Öğretim kurumu, mezuniyet durumunda öğrenciye sadece ve sadece Diplom adı verilen bir derece verir ki bu derece herhangibir FH tarafından verildiği zaman uluslararası olarak Bachelor (B.S.) veya Professional Master derecesine, Universite (U,TU,TH) tarafından verildiğinde ise uluslararası olarak Master of Science derecesine eşittir. Türkiye'de normal şartlarda 4 yıllık bir bölümden mezun olan bir öğrencinin derecesi ise uluslararası olarak  Bachelor (B.S.) derecesine eşittir.

 

Aşağıdaki grafik FH ve U/TU/TH sistemini Türkiye'de yaygın olarak kullanılan Amerikan sistemi ve İngiliz sistemi ile karşılaştırmaktadır.

 

 

Fakültelerin öğrencilerine sağladığı ders programları özellikle arasınavlardan (Vorexamen, Zwischenprüfung) sonraki ileri çalışmaların sürdürüldüğü dönemde görecelidir. Aslında oldukça az sayıda öğrenci gerçek anlamda öğrenimlerinde aynı safhada bulunurlar. Kurallar öğrenciye zamanlamadan, seçilen derslere, projelere ve seminerlere kadar bir esneklik sunmaktadır. Bu da öğrenciye istediği alanda uzmanlaşma ve kariyerini sıradışı bir biçimde uzatma fırsatlarını vermektedir.

 

Alman Yüksek Öğretim sisteminde genel olarak sabit öğrenim grupları  bulunmamaktadır. Öğrencilerden  kendi çalışma takımlarını kurmaları beklenmektedir. Bu sistemde öğrenci sistemden uygun gördüğü faydaları sağlayarak - uyum için diğer öğrenciler ve üniversite personelinin yardımları da kaçınılmazdır- kendi eğitimini bireysel olarak planlayan bir rol oynamaktadır. Yine de sistem Fransız sisteminde amaçlandığı gibi öğrenciyi belirli bir formasyona sokmak yerine, öğrencinin başarısı dahilinde kendini şekillendirebilmesini, olabildiğine açık ve liberal bir eğitim almasını amaçlamıştır.

 

Derslere genelde devam mecburiyeti olmamasına rağmen, sınavlara girebilmek için öğrencinin belirli sayıda seminer sertifikası, ev ödevi, dizayn çalışmaları, ve laboratuar çalışmalarına ihtiyacı vardır ve bu öğeler düzenli olarak kontrol edilmektedir. Aynı zamanda sınavlar da oldukça seçici bir karakter ve yüksek standartlara sahiplerdir.

Eğitim sistemi Türkiye’den oldukça farklıdır. Öncelikle eyaletler özerk olduklarından aynı yapı üniversitelere de yansımıştır. Üniversiteler ve içindeki bölümler de özerktirler. Bu nedenle, her bölümün ayrı birer sınav ve ders yönetmeliği vardır. Bunların tümünü burada anmak kitapçığın çerçevesini asacağından, ilgili bölümlere başvurmak gerekli olacaktır. 

Türkiye’de okunan derslerin kabulu işlemleri ancak üniversitelere kayıt yapıldıktan sonra gerçekleştirilebilir. Derslerin kabulu işlemlerinde genel bir ölçüt bulunmadığından, kararlar kişisel olarak verilmektedir. Bu nedenle, tanıtma işlemlerini yaptırma aşamasında o bölümde okuyanlara danışmakta yarar vardır. Türkiye’den gelirken ”Transkript”in yanında, derslerin içeriklerini gösteren her türlü belgeyide getirmek yararlı olacaktır. Ayrıca, Türkiye’deki üniversite profesörlerinden referans yazıları almak kuşkusuz iyi olacaktır. Deneyimlerden yola çıkarak, Türkiye’de 4 yıllık eğitim sonunda bir bölümü bitirenler, burada en az 3 yıl daha okumak durumundadırlar. Bunun arkasından hemen doktora yapmak olanaklıdır. Gerçi bu durumda yanında doktora yapılabilecek bir profesörün bulunması gereklidir. Ayrıca, Yabancılar Dairesi oturma onayını uzatmada zorluk çıkarabilmektedir. 

 

Daha ayrıntılı bilgi Danışma saatlerinde büromuzda verilir.

  Postanschrift: BTBTM e.V.• c/o Studentisches Koordinationsbüro • Straße des 17.Juni 135 • 10623 Berlin
Büro: BTBTM • Marchstr. 6 • 10623 Berlin • 3.OG Raum 308 (im BEL-Gebäude auf dem TU-Campus)
Tel: +49-30-314 24 800
email: info@btbtm.de